ateşli olmayan didardır karanlığın..ey sevgili yar
ateşli olmayan didardır karanlığın..ey sevgili yar
bir uçurum kalmış aramızda
cisimleşen gülücüklere bir kare dondum..çapraz ateş altında
teğetler geçti ömrüm..
irasyonel varlığa inkar çizdi kalındığım iz .çıkarın bu dizginin içinden
huyum değişti mi
suyuna karışıp taze çimenler giden
yüzüm parçalandı mı..yüzünü asarken dalgınlığıma
süte duran gençliğin rüzgârı
çınlayıdurur kaşların arasında
bir çalılık mı takıldığım tuz kokuları..eski zaman sancısı
örsüp acıya bir çok kılık takılan
aşkların indinde karartılmış bir sone..ölürsem vivaldi çalsın
veresiye defterlerimin arasında..büyük yeminler etmiş
büyük sözler içerlemiş basit bir insan kadar yükselsin
ismini bilmemiş çocuklar ağzında..olmayan güneşi
hüzünler toplamışken ..izin verin
parmak uçlarında geçeyim kırlara doğru
el gülün direnciyken açmalara
nisan kokusu etrafımda bir sözü aslımın
öldüğünü bilerek ağırdan yaşamanın vebali
çekinler kalmadı sadece melodisi allego
uzak yamaçlarında özgürlüğün
düşerse saçlarının ucunda ölüm kalsın bağlanırım
sürüklenirim ardından
koca denizleri ırmaklara indirip
tersinden başlardım yağmaya
nisan kokusu alıştığım bir tarz
her bahar içimde yürüyen ayakların
bulut küsmüş giderken..meyledip kırgınlıkları
yağmaya değil içimdeki tınılar
sefil karanlığında uzunca kalmaya
çalınsın durmadan yaşlı köylünün dengbeji
ah lımın..ah serim..
dört mevsim sürülsün omuzlarım
uyanamayacak kadar diriyim göğüslerin açık sularında
Hüseyin Bozkurt
Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır