1/7/2008 ·

uçurum kalbin peydahı ...premature gözlerin


 





hiç sevişmedik bir uçurum kıyısında

ayrılığa söz keserken


ve ardı sıra uzayan teması gökyüzün

ellerime gülmüş yağarken ıslaklığı..gözlerinle kurula

..ah jale..çiy tanesi

cam göbeğinin..dindiği koku

yanılgılar durağı..geçen durmadan fısıltısı rüzgârın


nereye.. yol tutarken ısırdığım..yolluk mu beş parasız

terkedilen gemi lumbarı


uçurumda hiç sevişmedik..arka çıkmadı hiç bir söz


hiç bir gemi dinmedi bu yolculuğu

fırtınalar yarattık durmadan fırtına doğan

taze bir gelin başı

bir duvak takamadım..öpüpte alnında şiarı


şair sözüne kanmayın..içine çizdiği yalan

telden duvaktan

nasibini görmemiş bir kız anası


ardıma bakarsam yorulurum gitmekten..seni

yar..sözünü keflettim vicdanıma

sarındığım boşluğum taşlık..ayaklarımda senliği kanamanın

bir uçurum sarılır aramızda

gözleri uçurtma bilmiş bir eşkiyanın


uçurum kıyısında sevişmemişti

söylediği gerçeği


taze çimenlere..yatırmıştı öfkeyi


sıkı tut dişlerimden ölüm bir arzu kadar heyecanlı

kolların arasından dalarken kuytuluğa


etin..kemiğin.. sureti görünen beşcanlı..tanrı genzi

küçüldükçe evren bir yıldız avuçlarında

yitimim uçurum kadar


boşluğa çizebilirim kalemimle..kara kalemim kırılabilir belki

seni yazmaktan


göğsünün tazeliğinde uyanmış kömür gözlere

bir uçurum çıkmadı ellerin

tutupta ışığı yerden göğe






Hüseyin Bozkurt

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »