uçurum kalbin peydahı ...premature gözlerin
hiç sevişmedik bir uçurum kıyısında
ayrılığa söz keserken
ve ardı sıra uzayan teması gökyüzün
ellerime gülmüş yağarken ıslaklığı..gözlerinle kurula
..ah jale..çiy tanesi
cam göbeğinin..dindiği koku
yanılgılar durağı..geçen durmadan fısıltısı rüzgârın
nereye.. yol tutarken ısırdığım..yolluk mu beş parasız
terkedilen gemi lumbarı
uçurumda hiç sevişmedik..arka çıkmadı hiç bir söz
hiç bir gemi dinmedi bu yolculuğu
fırtınalar yarattık durmadan fırtına doğan
taze bir gelin başı
bir duvak takamadım..öpüpte alnında şiarı
şair sözüne kanmayın..içine çizdiği yalan
telden duvaktan
nasibini görmemiş bir kız anası
ardıma bakarsam yorulurum gitmekten..seni
yar..sözünü keflettim vicdanıma
sarındığım boşluğum taşlık..ayaklarımda senliği kanamanın
bir uçurum sarılır aramızda
gözleri uçurtma bilmiş bir eşkiyanın
uçurum kıyısında sevişmemişti
söylediği gerçeği
taze çimenlere..yatırmıştı öfkeyi
sıkı tut dişlerimden ölüm bir arzu kadar heyecanlı
kolların arasından dalarken kuytuluğa
etin..kemiğin.. sureti görünen beşcanlı..tanrı genzi
küçüldükçe evren bir yıldız avuçlarında
yitimim uçurum kadar
boşluğa çizebilirim kalemimle..kara kalemim kırılabilir belki
seni yazmaktan
göğsünün tazeliğinde uyanmış kömür gözlere
bir uçurum çıkmadı ellerin
tutupta ışığı yerden göğe
Hüseyin Bozkurt
Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır